Sabah Akşam Tok Karna

Bugünkü konumuz, ” İnsan kendinin doktoru mudur? ” Aslında evet, insan biraz da kendinin doktorudur. Aslında bakarsanız, vücudumuzun ne istediğini bilmekte bitiyor bir çok şey. Yani tabi ki insan kendi kendinin cerrahı değildir ama bir dahiliyecisi olabilir.

Tabi ki mesleğim itibarı ile beslenmeye bağlayacağım. Şimdi size ” Ceviz beyine benziyor, brokoli böbreğe benziyor. ” diye bilgiler vereceğimi sanıyorsunuz. Ciddiyet lütfen. Bunlar hurafe mi bilmiyorum açıkçası ama bildiğim bir şey var ki, yeterli protein, karbondirat ve vitaminle bir çok şeyin üstesinden gelebiliriz. Fıtık gibi bir hastalığın bile büyük sebeplerinden birinin beslenme bozukluğu olduğunu düşünürsek, gayet ciddili bir iş yapıyorum. ( Tabi kötü bir beslenmeyle göz yaşında azalma olmasını da minnoş bir bilgi olarak belirteyim. ) Bunlardan çıkaracağınız sonuç araba çarptı, düzgün beslenmeyle üstesinden gelirim değil. Ama ileride çıkabilecek şeker hastalığıniz aslında hiç çıkmayabilir. ( Genetik olmadığı sürece. ) Belki sağlıklı yağlar yiyerek hiçbir zaman bir kalp hastası olmazsınız. Belki hamileyken düzgün besinler tüketirseniz çok sağlıklı bir çocuğunuz olabilir gibi şeyler. Bunlar bizlerin elinde. Yani hapşırmadan o portakalı yersek, öksürmeden soğuk su içmezsek, bir yerimiz kırılmadan o kemik suyunu içsek, birileri bir şey demeden düşünüp kendimiz bıraksak ekmeği ya da koruyucu içeren veya sağlıksız yağlar yemesek. Bunları anlamak için hasta olmayı beklemesek keşke. Birileri bunları yapma dediğinde artık çok geç olabilir. Hatta yapsanız bir anlamı bile kalmayabilir. Tabi burada düzgün beslenirseniz hasta olmazsınız garantili şeyler söylemiyorum ama ihtimalinin azalacağına emin olabilirsiniz.

Kanserin ”ŞEKER” ile beslendiği su götürmez bir gerçek ve tabi beynin yakıt olarak sadece glikoz ( şeker ) kullandığı da bir o kadar doğru. Yani sıfır şekerle beyin çalışmazken fazla şekerle beyin ölümü… Yani yine ne diyoruz, her şeyi dozunda yiyelim. 1 tabak baklava da tatlı bir adet baklava da ve ikisi de yetebilir. Bu alışkanlıklar da en çok ve en güzel çocukluktan başlar. Çocuğa şekeri ‘cıs’ diye öğretirsek, dilinin yanacağını değil ama canının yanacağını öğrenerek büyür. Yani 7sinde ne yiyorsak 70i o kadar güzel görürüz demiş atalarımız ya da dememiş mi, böyle deseler aşırı güzel olurmuş.

O zaman ” Çocuklar ölmesin şeker de yiyebilsinler. ” diye Nazım Hikmete selam edip yazımı burada sonlandırıyorum.

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. Kumsal Deniz dedi ki:

    Başarılarının devamını diliyorum güneşim👍🏻

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s